Seçmen Soruyoru Anasayfam Yap!   06 Eylül 2010 Pazartesi - 05:55   
Darbeye Karşı Yürüyüş, 70 Milyon Adım       MHP’de Esrarengiz Buluşma       ÇYDD Bursu Alan Öğrenci       Gökçek Revizyona Gidecek       Büyükşehir Belediyeleri Yönetici Maaşları       Mevzu Genel Başkanlık mı?       Anketlerde en yakın sonucu kim bildi ?      
Dünya Ekonomi Spor Kültür Magazin Teknoloji Astroloji Otomobil Sinema
G.Saray Ali Sami Yen’de tur peşinde       F.Bahçe neden geç ödeme yapıyor?       WADA’dan FIFA’nın talebine ret       Tuğba Karademir 11. oldu       Bülent Korkmaz resmen G.Saray’da       Alex’den istikrarsızlık itirafı       Bülent GS’ye ’tık’ rekoru kırdırdı      
Haberler
Aldığın Nefesi Ben Yarattım !
13.07.2009 - 02:30
1950′ler, İstanbul’un Beykoz semtinde, deniz kıyısında bir kahvehanedeyiz. Kıyafetinden Çerkez olduğu anlaşılan yaşlı bir adam ile oğlu yaşındaki bir genç parasına tavla oynamaktalar.


1950′ler, İstanbul’un Beykoz semtinde, deniz kıyısında bir kahvehanedeyiz. Kıyafetinden Çerkez olduğu anlaşılan yaşlı bir adam ile oğlu yaşındaki bir genç parasına tavla oynamaktalar…

- Yaşına hürmeten ses çıkarmıyorum bey baba, böyle zar tutma başka kahvelerde, bu tavlayı kafanda kırarlar!

- Böyle mi kırarlar?

Yaşlı adam cüssesinden beklenmeyecek bir hızla tavlayı kapatıp genç adamın kafasına patlatıyor, pullar, zarlar bir yanda, genç adamın kafasından kanlar akıyor, yaşlı adam hızını alamamış ki cebinden çıkardığı bağ bıçağı ile saldırıyor, kahvedekiler kollarından tutup durduruyorlar.

 Durduruyorlar ama Çerkez Osman Dedenin mavi gözlerinden adeta ateş fışkırıyor:

“Aldığın nefesi ben yarattım ulan! Senin aldığın nefesi ben yarattım!”

 Osman Dede Rus ordularının kasıp kavurduğu Kafkaslardan kaçıp Batı Anadolu’ya, Balıkesir yöresine yerleştirilen Çerkez ailelerinden birinin çocuğu. Bütün hayatı kaçmakla, ölmekle, öldürmekle geçmiş bir insan evlâdı. Balıkesir’deki yaşlıların anlattıklarına göre Yunan işgali sırasında karısını askerlerin yaktığı bir köyden zar zor kurtarmış. Çerkez Ethem’in çetesine katılmış, sabuncu olduğu için sabun çuvallarında silah taşımış Kuva-i Milliye’ye. Esir düşmüş, işkencede kaburgalarını kırmışlar sonra öldü sanıp yol kenarına atmışlar.

 Gece uykularında savaş naraları atan, “vur! Ateş et! Yere yat!” diye haykırırken yataktan düştüğü için yerde yatmak zorunda kalan Osman Dede… Oğulları onun ağladığını ilk ve son kez 10 Kasım 1938′de görmüşler. Evin eşiğine oturmuş, ellerinibaşının arasına alıp  “Battı bu memleket, yandık, bittik” diye çocuk gibi ağlamış.

 Kurtuluş Savaşı’nı hiç bir zaman tarihi bir olay olarak değerlendiremedi Türkiye’nin insanları. Hep siyasî bir araç oldu. Bir destan, bir mucize! Türk milletini birleştirmesi umulan bir ilham kaynağı, dünyayı dize getirdiğimiz kutsal savaş!

 Yine Balıkesirli yaşlıların anlattıklarına göre Çerkez Ethem’in kazanacağı kesinleşince Rumlar çocuklarını gizlice bir at arabasına koyup köyden çıkarmışlar. Osman Dede arkadaşlarıyla arabayı durdurmuş, bütün çocukların başını kesmiş, arabayı kullanan Yunan askerini sağ bırakmış ki çocukların cesetlerini köye geri götürebilsin.

 İnanmak istemiyor belki bazılarımız. Uydurma olamaz mı acaba? Ama 1915 olaylarında Hamidiye alaylarının etkisini göz önüne aldığımızda bu tür vahşet hikâyelerine inanmak kolaylaşıyor. Düzenli ordunun yetmediği, sivil halkın aceleyle silahlandırılıp milis güçlerin kurulduğu her yerde bu tür sorunlar kaçınılmaz oluyor.

 Devletin, hukukun tamamen ortadan kalktığı bir savaş alanında düzenli ordu askerlerini bile disiplin altında tutmak zorken milis kuvvetleri kim, nasıl denetleyecek? Güneydoğu’da terörle mücadele için silahlandırılan korucuların yol açtığı sorunlar hallettiklerinden fazla değil mi? Devletin silahıyla, üniformasıyla kız kaçıran arazi kavgasını, kan davasını “çözümleyen” bazı korucular teröre katkıda bulunmuyorlar mı?

 Evet, Kurtuluş savaşımızı adam gibi tahlil etmediğimiz müddetçe geçmişten ders çıkartamayacağız ve hatalarımızı tekrar edeceğiz.

 Bugün 27 Mayıs. Türk ordusunun Türkiye’nin başbakanını asmasının yıldönümü. Halkın vergileriyle alınmış silahların aynı halkın oyuyla seçilmiş bir hükümete çevrildiği gün bu gün. 27 Mayıs’tan sonra da darbeler, muhtıralar oldu. Asker vesayeti bitmedi. “Başarılı” olmuş darbelerin yanında çok sayıda darbe planı da çıkıyor ortaya Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasında.

 Osman Dede gibi haykırıyor darbeciler, “aldığınız nefesi biz yarattık, Kurtuluş savaşında kazandığımızı seçim sandıklarında kaybetmeyeceğiz”. Osman Dede’nin kafasına tavlayla vurduğu genç adam gibi bizim başımıza da dipçikle vuruluyor 10 yılda bir. Kendisini bu vatanın esas sahipleri kabul edenlerin yanında bize rol olarak figüranlık düşüyor. 19 Mayıslarda bayrak sallamak sonra da aynı bayrakla örtülmüş tabutların içine yatmak. Ama asla soru sormamak.

 ”Kurtuluş savaşı kazanmanın zararları” isimli yazıda şöyle demiştik:

“Direniş savaşlarını izleyen barış dönemlerinde ortaya çıkan çeteleşme süreci. Öyle ya, düşman ülkeyi terk etmiş, sıcak savaş sona ermiş. Herkesin silahları bırakıp “normal” bir iş tutması gerekmez mi?

Ortadoğu’da, Balkanlarda ve Türkiye’de tekrar eden bir şema var aslında. Kurtuluş mücadelesi boyunca savaşanlar barış döneminde genel olarak şu işlere yöneliyorlar:

1) Siyaset (kurtarıcı - Kurucu rolüyle)
2) Yeni rejimin ordusunun lideri (Rejimin muhafızı rolüyle),
3) Yeni ülkenin gizli servisi (iç düşmanlara karşı ülkeyi korumak için),
4) Arazi, çek senet, vb mafyası.
[...]

Böyle bir ortamda devletin boş bıraktığı her alanı dolduran, güçlünün zayıfa diş geçirebilmesi için ideal aracılar elbette çeteler, mafyalar.

Arazi mafyasının başı ile filan bakan aynı köyden, silah arkadaşı, ideolojik olarak yakınlar. Birçok ortak dostlarını şehit vermişler. Gizli servisin ikinci adamı çek mafyasından birinin kızıyla evli. Bir diğerinin oğlu askerliğini filanın yanında yapıyor… Ve bunların hepsi de aynı ideolojiye inanmış, aynı ortak düşmanlara karşı hayatlarını tehlikeye atmış insanlar. Hepsi kendilerini “vatanın gerçek sahibi” kabul ediyor.

Özetle ülkenin meşru yöneticileriyle en tehlikeli mafyaları arasında sıkı bağlar, çıkar ilişkileri, ortak dost ve düşmanlar fakat aynı zamanda kuyruk acıları, iç kavgalar oluşuyor. Susurluk, Şemdinli, bitmek bilmeyen darbeler ve muhtıralar bu çerçevede ele alındığında daha okunaklı bir manzara çıkıyor kanaatimizce.”

İşte bugünlerde yaşadığımız normalleşme sürecini bu gözle değerlendirmek gerekiyor. Ergenekon Terör Örgütü’nün şu veya bu liderinin tutuklanmasından çok daha önemli bir mücadele var ki ancak fikren ve elbirliğiyle kazanılabilir. Ergenekon gibi örgütlerin yaşamasına müsade eden iklimi değiştirme mücadelesi bu. Kurtuluş savaşının gölgesinden kurtulma savaşı…

Bu yazıyı : 6234 kişi okudu.
Arkadaşına Gönder  Yazdır
Yazarlar
Ali BAYRAMOĞLU Ahmet TAŞGETİREN Ahmet ALTAN Can DÜNDAR
Deniz GÖKÇE Ekrem DUMANLI Engin ARDIÇ Ertuğrul ÖZKÖK
Fehmi KORU Hasan CEMAL Mehmet BARLAS Nazlı ILICAK
Taha AKYOL Taha KIVANÇ
Hava Durumu
Döviz Borsa
USD : (A) 1.4960 (S) 1.5060
Euro : (A) 1.9250 (S) 1.9400
Anket
Aktif anket yok !
Türkiye Siyasi Partiler Aday Listesi
Burdur Bilecik Aydın Artvin Adıyaman
Ankara İstanbul İzmir Bursa Antalya
Eskişehir Diyarbakır Erzurum Kayseri Afyon
Samsun Kocaeli Konya Adana Gaziantep
Gümüşhane Amasya Çorum Yozgat Çanakkale
Balıkesir Van Elazığ Tunceli Kars
Sinop Ordu Mersin Trabzon Kütahya
Uşak Bolu Hatay Malatya
Otomobil
Proton’dan kampanya 5 alana 1 bedava
Volvo Güvenlikte Son Nokta !
HODGE HAWK Yeni Konsept !
KRİZ Maseratiye Yaradı !
Dünyanın Yeni Otomobil Devi !
FİAT CHRYSLER İLE ANLAŞTI!
Sinema
İslâm’a adanmış en büyük film
Uzay Maymunları Geldi !
Efsane VALİ Sinemalarda !
Pandoranın Kutusu !
Güz Sancısı !
Despero Ve Ülkesi !
Genel Başkan Biyografileri
Recep Tayyip Erdoğan Deniz Baykal Devlet Bahçeli
Abdüllatif Şener Recai Kutan Doğu Perinçek
Süleyman Soylu Erkan Mumcu Muhsin Yazıcıoğlu
Cem Uzan Ahmet Bican Ercilasun Haydar Baş
Zeki Sezer Yaşar Nuri Öztürk Cem Toker
Aykut Edibali Ali Müfit Gürtuna Murat Karayalçın
Sadettin Tantan Ufuk Uras
Siyasi Partiler
AKPARTİ CHP ANAP MHP
BBP BTP DSP DTP
DEMOKRAT PARTİ EMEP GENÇ PARTİ HAKPAR
HYP İŞÇİ PARTİ LDP MİLLET PARTİSİ
ODP SHP SAADET PARTİSİ TKP
AVRASYA PARTİSİ YURT PARTİSİ YTP TURKUAZ
Ücretsiz Haber Aboneliği